BEDESTENLER:
Bedesten, eskiden alışveriş yapılan ince uzun, üstü kapalı çarşılardır. En
önemlileri; Hüseyin Paşa Bedesteni, Kemikli Bedesten ve Zincirli
Bedestendir.
KİLİSELER :
Kendirli Kilisesi ve Fevkani (Nizip) Kilisesi.
HANLAR:
Gaziantep' te vaktiyle 31 Han vardı. Bunlardan eski fonksiyonlarını kısmen
sürdüren hanlar şunlardır. Şıra Hanı, Paşa Hanı, (Lala Mustafa Paşa Hanı)
Mecidiye Hanı, Emir Ali Hanı, Anadolu Hanı, Kürkçü Hanı, Belediye Hanı,
Elbeyli Hanı, Yeni Yüzükçü Hanı, Tütün Hanı, Hacı Ömer Hanı, Büdeyri Hanı,
Millet Hanı, Yeni Han' dır.
Gaziantep Kalesi
Gaziantep şehir merkezinde,
gerek ihtişamı ve heybetiyle, gerekse bir sır gibi gizlediği tarihiyle
dikkati çeken Gaziantep Kalesi, Türkiye’deki kalelerin en güzel
örneklerindendir.
Kalenin ne zaman ve kimler
tarafından inşa edildiği hususunda kesin bir bilgi olmamakla beraber,
yapılan incelemeler sonunda kalkolitik dönemden itibaren iskan gördüğü
bilinmektedir. Bugünkü biçimini ise Bizans İmparatoru Justinyanus döneminde
M.S. 6. yüzyılda almıştır.
Kale, daire planlı olup,
çevre uzunluğu 1200 metredir.Büyük taşlardan örülmüş duvarlar12 kule burçla
desteklenmiştir.Kalenin üzerinde cami, sarnıç ve yapı kalıntıları
bulunmaktadır.Alt bölümlerde üst yapıya destek sağlamak amacıyla büyük
odalar, galeriler ve dehlizler inşaa edilmiştir.Ana kütle altında ise bir su
kaynağı bulunmaktadır.
DÜLLÜK
(DOLİCHE)
Anadolu’nun
en eski yerleşim yerlerinden olan Antik kent, Gaziantep’in 10 km kuzeyinde
Dülük köyü ile Karahöyük köyü arasındadır.Antik dönemde “Antiohya ad Torum”
adıyla bilinmektedir. Hititlerden Roma dönemine kadar önemli din merkezleri
arasında yer alır.Hititlerin en büyük Tanrılarından Teşup’un Baal Tapınağı
buradadır.Dülük ve çevresinde Roma döneminden kalma kaya ve yer altı
mezarları, mezar anıtları ve çeşitli yapı kalıntıları da bulunmaktadır.
RUMKALE (HROMGLA)
Yavuzeli ilçesine 25 km. ve İl
Merkezine 62 km. mesafede olan Rumkale’nin tarihi hakkında kesin bilgiler
bulunmamasına karşın M.Ö. 840 yılında Geç Hitit Döneminde yapıldığı tahmin
edilmektedir.Roma döneminde Hıristiyanların burayı merkez yaparak
hıristiyanlığı Rumkale ve çevresinde yaymaya çalıştığı ayrıca Hz.İsa’nın
havarilerinden Yuhanna’nın İncil müsveddelerini Rumkale’de sakladığı ve daha
sonra da Beyrut’a kaçırıldığı rivayet edilmektedir. Bu nedenle burası
hıristiyanlarca kutsal sayılmaktadır.Sonradan haçlıların mağlup edilip
bölgeden çıkarılmasıyla 1292 yılında Rumkale ve çevresi Müslümanlar
tarafından ele geçirilmiştir. Müslümanların eline geçen kalede ve bölgede
Türk-İslam döneminde yapılan birçok eser bulunmaktadır. Türk- İslam
sanatının özelliklerinin de görülebildiği kalede, kullanılmayacak kadar
harebe olan bir de mescit bulunmaktadır.
SOSYAL YAŞAM
GEZİNTİ ve PİKNİK YERLERİ
Gaziantep’te bahar ve yaz
aylarında havanın sıcak olduğu günler şehrin sıcaklığından ve gürültüsünden
uzakta, doğayla başbaşa kalmak için “Sahre” adı verilen ailece ve
akrabalarla birlikte, yemekli kır gezileri düzenlenir, kır gezilerinde bağ
evlerine gidilir. Bu gezi ve piknik yerlerinin bazıları şunlardır:Dülükbaba,
Karpuzatan, Kavaklık, Dutluk, Nafak, Burç Ormanları, Burç Göleti,
Büyükşahinbey Kasabası (Körkün) piknik yeri, Rumkale piknik alanı, Nizip
Karpuzatan piknik alanı ve Karapınar
DOĞAL HAYATI KORUMA ve REKREASYON PARKI
İçerisinde servis binası,
kafeterya, akvaryum, kanatlılar için kafesler, maymun, kanguru, deve kuşu,
at, deve, geyik, dağ keçisi, dağ koyunu, karaca, kamerun koyunu evleri, tel
örgüyle çevrilmiş doğal ortamın ve kışlık barınaklar bulunmaktadır.
Gaziantep El
Sanatları
Bakırcılık:
Gaziantep bakır işletmeciliğinin tarihi çok eskilere
dayanmaktadır.Bakırlar yekpare olarak imal edilir, yani lehim ya da bir
başka yolla birleştirme yapılmaz.
Sedefçilik:
Hammaddesi, midye kabuğu, çeşitli teller ve ceviz ağacı olan Sedef ve
Sedefkarlık sanatı Ortadoğu ülkelerinde doğmuş ve 15. yüzyıldan sonra
Osmanlılara geçmiştir. Sedefçilik asırlarca değişik motif ve desenlerle
zenginleştirilerek mimari yapılarda, kullanım eşyalarında ve silah
süslemelerinde kullanılmıştır
Gümüş
İşlemeciliği: Yöremizde antik şehir özelliği taşıyan Karkamış, Dülük,
Belkıs kentleri ve höyüklerden çıkartılan gümüşler, gümüş işçiliğinin ve
kullanımının ilimizde ve yöremizde eskiden beri çok yaygın olduğunu
göstermektedir.Günümüzde hızla çoğalan Gümüş İşleme Atölyeleri bu
sanatın Gaziantep’te çok hızlı geliştiğini ve önemli döviz girdisi
sağladığını göstermekted
Yemenicilik:
Yemeni, üstü kırmızı ya da siyah deriden, tabanı ise köseleden
dikilen topuksuz ve çok sıhhatli olan ayakkabılara denir. Yemeni
diken insana da “Köşker” denir.
Antep
El İşlemesi : Antep işi, beyaz kumaş üzerine iplik sarılarak ve
çekilerek, beyaz, sarı, krem rengi ipliklerle çeşitli susma ve
ajurlarla süslenerek işlenir. Antep işi, ilk defa Antep ve
çevresinde ev hanımları tarafından yapıldığı için bu adla
adlandırılmıştır.
İşlemelerin eski Türk işleme karakterini taşıması bu işlerin yerli
halk tarafından yapıldığını göstermektedir. Günümüzde işleme tekniği
bozulmadan sim, renkli iplikler ve yardımcı nakış iğneleri
kullanılarak çok güzel işlemeler yapılmaktadır
Küpçülük:Küpçülüğün yöremizde M.Ö. 6000’li yıllardan beri
yapıldığı arkeolojik kazılardan anlaşılmaktadır.Topraktan yapılan bu
ürünler günümüzde süs eşyası, çiçek saksısı ve turistik hatıra
eşyası olarak değerlendirilmektedir.
Kuyumculuk:Altın
işlemeciliği ilimizde Cumhuriyet’in ilanından sonra
gelişmiştir.Gaziantep’te yapımı devam eden Altın Merkezi’nin
faaliyete geçmesiyle Altın Borsası kurulacaktır. Gaziantep altın
işlemeciliğinin en önemli özelliği mamullerin 22 ayar olarak imal
edilmesidir.
Antep Kilimciliği:
Antep
kilimlerinin hammaddesi öküz, deve ve at tüyü, koyun yünü ve keçi
kıllarıdır.Antep kilimleri tezgah, şekil, dokunuş biçimleri ve
nakışları yönünden diğer yörelerin kilimlerinden çok farklıdır.
Kutnuculuk:Hammaddesi;
floş (suni ipek) ve pamuk ipliği olan ve tamamen el tezgahlarında
dokunan kutnu bezi, Türkiye’de sadece Gaziantep’te dokunan ipekli
bir dokuma türüdür. Kutnu kumaşı, yöresel bir kıyafet olarak
kullanıldığı gibi, çeşitli aksesuar, turistik giysi, çanta, terlik,
perdelik kumaş ve milli kıyafet olarak da kullanılmaktadır
Aba
Dokumacılığı: Aba; deve,
öküz, ve at tüyünden, keçi kılından ve koyun yününden dokunan özel
bir kumaştan yapılan bir erkek giysisidir. Abalar dokunduğu ipin ve
kumaşın rengine, boyuna ve giyildiği yörenin ismine göre
isimlendirilirler.
Zurnacılık:
Üflemeli halk çalgılarımızın
başında gelen zurna, kalın zerdali ağacından yapılır. Gaziantep’te;
Tüm Kaba Zurna, Orta Kaba Zurna ve Cura Zurna çeşitleri imal
edilmektedir.
Gaziantep Yemekleri
Gaziantep
Mutfağı, seneler boyunca geleneklerinin ve yöresel damak lezzetinin
zenginliği ile ülkemiz ve dünya mutfakları arasında ayrıcalıklı bir
yere sahiptir. Gaziantep mutfağında ilk bakışta dikkati çeken en
önemli husus, kullanılan malzemede gösterilen titizliktir. Yemeği
oluşturan tüm malzeme büyük titizlik içerisinde seçilmekte, değişik
tat ve lezzet veren baharatlar, salçalar ve karışımlar yemeklerde
bol miktarda kullanılmaktadır.Gaziantep yemeklerinde, yemeğin
güzelliğinde, lezzetinde malzemenin niteliği kadar yemeği pişirenin
ustalığının ve el becerisinin de payı büyüktür.